Hacı Ârif Efendi
(Bakkal)


Meşhur Türk üstâdı Ârif Efendi Filibe'de dünyâya geldi. Babası "Emir Şeyhleri" denilen bir âileye mensup Süleyman Efendi'dir. Filibe'de medrese tahsiliyle berâber Hâfız İsmâil Efendi'den sülüs-nesih öğrendi ve icâzet aldı. H. 1293'te İstanbul'a hicret eden Ârif Efendi, Saraçhâne başında bir bakkal dükkânı açarak ticâretle uğraştı.

Sülüs nesih yazılarda mücaz olmasına, ileri yaşına rağmen Şevki Efendi'den tekrar meşk etmek sûretiyle 1883'te ikinci defa icâzet aldı. 1301 (1883) târihli hilye icâzetnâmesi TSMK. GY, nr. 335'dedir. Maârif mekteplerinde ve Nûruosmâniye Câmii avlusundaki meşkhanede 1319/1899 yılına kadar hocalık yaptı. Murakka', hilye, kıta, evrad, delâil nevinden pek çok eser verdi. Sâmi Efendi'nin "Böyle celî Besmele yazılmamıştır" diye takdir ettiği İstanbul Şehzâde Câmiin vefa kapısı üzerindeki 1314 târihli Besmele onun güzel eserleri arasındadır. Elmalılı Küçük Hamdi (ö. 1361/1947), Abdülkâdir Saynaç (ö. 1967) Abdülkâdir Saynaç daha sonra Kâmil Akdik'ten de sülüs nesih meşk ederek icâzet almıştır. Eş-Şeyh Abdülaziz er-Rifâî, Arif Hikmet Bey (ö. 1337/1918), Bahâüddin Bey (ö. 1958), Kâmil Ülgen Bey, Üsküdar Yeni Câmii müezzini İsmâil Efendi, Necmeddin Okyay ve Re'fet Efendi (ö. 1949) Ârif Efendi'nin önde gelen talebelerindendir. Aynı çağda yaşayan diğer Çarşambalı Ârif Bey de celî sülüs ve celî nesta'likte meşhur hattatlardandır. (1)

1-İslâm-Türk Ansiklopedisi, c. I, s. 495; Habib, Hat ve Hattâtân, s. 181, İbnülemin, Son Hattatlar, s. 54; Uğur Derman, Hattat Hacı Ârifler, İstanbul 1965. 150