Menü
Bu yazının tamamını bilgisayarınıza kaydetmek için tıklayınız
Bu yazıyı
arkadaşınızın e-mail adresine gönderin!
Güzellik
Yazı estetiğinin diğerlerinden farklı bulunduğunu Estetik husûsiyet bahsinde arzetmiştik. Burada ölçülü olmak husûsiyetinden doğan ikinci derecede ve daha canlı bir estetik husûsiyet de bahis mevzûu olur ki bunu da ötekisinden ayırt için güzellik husûsiyeti diye vasıflandırıyoruz. Bunun, yazı nevi’leri kadar çeşitleri bulunabileceği gibi, yazanların şahsiyetlerinden eklenen karakterlerle birbirinden ayrı husûsiyet arzeden güzellikler de vardır. Meselâ; bir Sülüs yazıdaki estetik husûsiyeti bir Ta’lîk yazıda görmeyiz. Şu hattâtın şe nev’ yazısındaki güzelliği, bir diğerinin aynı nevi’den yazdığı müteaddid yazıları arasında bile birbirinden farklı güzellik husûsiyeti arzettiğine şâhit oluruz.

Bu husûsiyetler, bir taraftan asırların san’atkârlar elinde süzüp getirdiği estetik imkânların bir meyvesi olduğu gibi, bir taraftan da, her yazanın san’at rûhundan katılmış vasıfları da taşır. Onun için, “şu yazının güzelliği” dediğimiz zaman, “eskiden doğru gelen birçok güzelliklerin âhenginden doğan ve son san’atkârın elinde ileri veya geri yeni bir sûrete sokulmuş bulunan bir mahsûl” anlaşılmalıdır. Bilhassa, ileri seviyede bulunan öyle bedî’ bir realitedir ki, bu şekilde sûret elde etmek için; taklît çerçevesini aşmak, mâzîyi hâl’de derc ettikten başka, onun üstünde bir güzelliği tahakkuk ettirmek îcâbeder. Bu sayededir ki, san’atkâr kendi şahsiyetini ve şahsiyetinin fıtrat hâlini eserlerinde yaşatmaya imkân bulur. Böyle bire eserde görülen güzellğin husûsiyeti ise, kendisinden başka, tabiî ve sun’î hiçbir eserde bulunmaz.
Bir Önceki Konu: Ölçülü Olma

Bir Sonraki Konu:
Estetik Yazıların Belirgin Vasıfları (Umûmi Vasıflar)

Makaleler Sayfasına Dönmek İçin Tıklayınız...