|
|
|
|
Bu yazının tamamını bilgisayarınıza
kaydetmek için tıklayınız
Bu yazıyı arkadaşınızın e-mail adresine gönderin!
|
|
|
|
|
|
Hâl
|
|
|
|
|
|
Şîveden daha husûsîdir. (Renkli Resim: 119)’da birbirine benzeyen elif’lerin, vav’ların ve ayın’ların şîveleri aynı olduğu halde, bunları yanyana getirip de iyice bakarsak, her biri kendi hâl’iyle bize “Bizleri birbirimizden ayıran hâlimizdir” diyeceklerdir. Bununla berâber, şîvede, tarzda, üslûpta, ekolde de umûmî ve husûsî vaziyetlerden çıkmış ayrı birer hâl de nazara çarpar. Bu itîbarla “hâli olmayan hiçbir yazı yoktur” diyebiliriz. O yazı, ister mecâzî olsun, ister hakîkî ister güzel olsun ister çirkin. Bunun için, estetik bakımdan yapılacak müşâhede ve tetkiklerde, hâl derecelerini ve husûsiyetlerini ayrı ayrı nazara almak îcâp eder. Çünkü, hâli mâlûm olmayan yazının güzelliği hakkıyla anlaşılmaz.
Bâzen konuşurken üslûp, tarz, tavır, şîve ve hâl yerinde, bu türlü, bu çeşit, biçimi, şekli, durumu, kılığı, çalımı denildiği olursa da, dil alışkanlığıyla söylenivermiş olduklarından, her zaman maksadını ifâde etmedikleri için, seleften halefe nakledile gelen ıslahatları aynen kullanmayı daha doğru bulduk.
|
|
|
|
|
|
|
Bir Önceki Konu: Şîve
|
|
|
|
Bir Sonraki Konu: Yazıları Tetkîk ve Kıymetlendirme Usûlleri
|
|
|
|
Makaleler Sayfasına Dönmek İçin Tıklayınız...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|