Hasan Rızâ Efendi


Üsküdar'da doğdu. Ahmed Nazif Efendi'nin oğludur. Mekteb-i İbtidâî'de yazıya başlayan Rızâ Efendi, mahalle mektebinden sonra Yahyâ Hilmi Efendi (1833-1907)'den sülüs-nesih yazılarını meşketti. Babasının Tırnova Posta Müdürlüğü'ne tâyini üzerine âilesiyle berâber Tırnova'ya gitti. Tekrar İstanbul'a dönünce, (1282 / 1865) Vâlide Sultan vâsıtasıyla Muzıka-i Hümâyun'a kaydedildi. Orada hüsn-i hat hocası Şefik Bey'den yazı meşkine yeniden başlayarak icâzet aldı. Şefîk Bey'in tavassutu ile Kazasker Mustafa İzzet Efendi'den istifâde etti. Ayrıca Sâmi Efendi'den de nesta'lik yazısını meşketti.

1288/1871'de Mûsika-ı Hümâyun İmamlığı'na 1296/1879'da Şefik Beyin emekliye ayrılmasıyla Muzıka-i Hümayun hat hocalığına tâyin edildi. 1332/1914'de açılan Medresetü'l-Hattâtîn'de sülüs-nesih, reyhânî hocalığı yaptı.

1878-1912 târihleri arası san'at hayâtının en verimli devresi olarak kabul edilen Rızâ Efendi'nin celî sülüs, nesta'lîk ve celî nesta'lîk yazılarda da pek çok eser vermiş olmasına rağmen onun asıl şöhreti sülüs ve nesih sâhalarındadır. Bilhassa mushaf kitâbetinde çığır açmış, Hâfız Osman'dan sonra gelen en değerli hattamızdır. Yazdığı on dokuz mushaf, eserlerinin başında gelir. Bunlardan (1308/1891)'de yazdığı Mushaf-ı Şerîf, İÜK. AY. Nr. 6682'de; (1311/1893) târihinde tamamlanan Mushaf-ı Şerîf TSMK YY. nr. 325'de (1330/1912) târihli Mushaf-ı Şerîf'de yine TSMK. Halil Edhem Arda, nr. 12'de muhâfaza edilmektedir. Basılmak üzere yazdığı mushafların açık, okunaklı, âyet-berkenar (Mushafu'l-huffaz) olması, yazısının güzelliği yanında okutma işâretlerinin yerli yerince konmuş olması, müslümanların Hasan Rıza hattını diğer basılmış mushaflara tercihine sebeb olmuştur. Etrâfı mealli olarak (1296/1879) tamamladığı Kur'an-ı Kerim ile mealsiz diğer bir Mushaf-ı Şerif (1301/1884) târihinden itibâren birçok defa basılmış ve İslâm ülkelerine dağıtılmıştır.

Sultan Reşad'ın arzusuyla (1331/1913)'de yazdığı 8 ciltlik Buhâri-i Şerif (TSMK, HS. Nr. 39) Hasan Rızâ Efendi'nin bilinen önemli eserleri arasındadır.

Hasan Rızâ Efendi'nin sayısız levha ve kıt'alarından başka, İstanbul Hat San'atları Müzesi ile İstanbul Silivrikapı Bâlâ Câmii'nde, İÜK, Yıldız nr, 4282 ve Süleymâniye Kütüphânesi, Yazma Bağışlar nr. 510'da kayıtlı bulunan, ayrıca Sultan Reşad'ın Rumeli seyâhati esnâsında Edirne Selimiye Camii'ne ta'lîk edilmek üzere yazdığı (1995 senesinde çalınmıştır) büyük boy hilye-i seâdet levhaları onun şöhretine sebeb olan eserleri arasında zikredilir. Yetiştirdiği talebeleri arasında on yedi kişiye icâzet vermiş olan Hasan Rızâ Efendi, 1338'de vefat etti ve Rumelihisarı Mezarlığı'na defn edildi.(1)

1-İbnülemin, Son Hattatlar, s. 336-340.