| Kâğıdın Âhârlanması | ||
| Kâğıdın Âhârlanması Türkçe, ak, düzgün bir şekilde perdahlama perdah kolası veya Farsça, kuvvetli yiyecek, kahvaltı, parlatılmış çelik: Arapça sakl aynı kökten saykal, âhar ve cilâ yapan kimse ve mühre anlamlara gelir. Hat, tezhip ve minyatür san’atlarında bir terim olarak kullanılan âhâr, kâğıtların pürüzlü satıhlarını düzgün ve kolay yazılabilir hâle getirmek, dokusunu kuvvetlendirmek maksadıyla kâğıtların üzerine sürülen koruyucu bir tabakadır. (1) Böyle terbiye edilmiş kağıtlar üzerinde kalem ve fırça çok rahat hareket eder, mürekkeb kağıdın dokusuna nüfuz etmediği için hatalı desen ve yazılar hiç iz bırakmadan ıslak süngerle veya yalamakla silinebilir. Osmanlı resmi kayıtlarında silinti ve kazıntıya meydan verilmemesi için sadece aharsız mührelenmiş kağıtlar kullanılmıştır. Çeşitli âhâr usulleri arasında yumurta ve nişasta âhârı daha yaygındır. Nişasta ve yumurta âharından başka marangozların cilâ işinde kullandıkları gomalak, ispirto içinde eritilerek kağıda sürülür. Kâğıda ekseriyâ yumurta veya nişasta âhârı tatbik edilmiştir. Yumurta âharı: Tâze ördek veyâ tavuk yumurtasının akları bir kâseye alınır. Yumruk cesâmetinde bir şap parçasıyle yumurta akı kesilinceye kadar çalkalanır. Birkaç saat bekledikten sonra tülbentten süzülür. Sünger veyâ tülbent sarılmış bir parça pamukla kâğıda sürülürek gölgede kurutulur. Tuğrakeş İsmâil Hakkı Bey’in bizzat târif ettiği âhâr usûlü şöyledir: “Şekersiz olarak muhallebi tarzında pişirilmiş nişasta gâyet ince süngerle kâğıdın her iki yüzüne sürülür. Sonra kâğıt, ipte kurutulur. Bundan sonra yumurta akı az miktarda şapla çalkalanarak köpürtülür. Bu suretle köpürtülen yumurta akı bir müddet hâliyle bırakılır. Köpükler tamâmen sönüp zeytinyağı şeklini alınca, nişasta sürülmüş ve kurutulmuş kâğıt üzerine ince süngerle bu yumurta akından sürülüp, yine kurumaya bırakılır. Kâğıt lâyıkıyla kurutulduktan sonra evvelâ saplı mühre ile, sonra billûr mühre ile parlatılır.” (2) Nişasta âharı: Bu tarz âharın yapımında buğday nişastası kullanılır. Önce soğuk suda ezilen nişastaya sonra bir miktar jelatinle kaynar su ilâve edilir. İyice piştikten sonra süzülür ve kâğıt üzerine sürülür. Nişasta âhârı üzerine bir kat da yumurta âhârı çekilirse daha güzel olur. Âhar, yazının ve kâğıdın cinsine göre yapılır. Mushaf yazmak için hazırlanan kâğıtların her iki tarafına da ince bir âhar çekilir. Çok tashih ve emek isteyen celî yazıların kâğıtlarının yalnız bir tarafı birkaç kat kuvvetlice âhârlanır. Üzerine bir defa âhâr sürülmüş kâğıda tek âhârlı iki defa veya daha fazla âhâr sürülmüş kağıda da çift âhârlı (çiftâlî) kağıt adı verilir. Husûsiyle nesta’lik kıt’alar için hazırlanan kâğıtların âharlanmasına daha da ihtimam gösterilmelidir. Bu sebeple kâğıdın âharlanması hat san’atında ayrı bir hüner ve ustalık ister. Geçtiğimiz asırda kâğıtların sol alt köşelerinde basılı soğuk damgalarından tanıdığımız Kadrî, Seyyid Ahmed, Hasan, Remzi, Memduh meşhur kâğıt âharcılarımızdandır. |
||
|
|
||
|
1- Nefeszâde, Gülzâr-ı
Savâb, s. 75. 2- Zeki Pakalın, Târih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, c. I, s. 28. |
||