Hacı Nûri Korman
(1285/1868 - 1371/1951)


İstanbul'da Ortaköy semtinde dünyaya geldi. Babası Taşköprülü Ali Ağa'dır. Doğumundan kısa bir süre sonra âilesi ile beraber Beşiktaş'a yerleşti. Ömrünün sonuna kadar burada ikâmet etti. Bu sebeple "Beşiktaşlı" diye meşhur oldu.

İlk öğrenimini bitirdikten sonra Beşiktaş Mülkî Rüşdî Mektebine kayd oldu. Mezuniyetini müteâkip Sinan Paşa Câmii Medresesi'nde müderris Ahmed İlhâmi Efendi'nin derslerine devam etti. Hat san' atına Zeki Dede'den nesta'lik yazı meşk ederek başladı. Sülüs ve nesih yazılarını önce Süleyman Efendi'den daha sonra Nevşehirli Hoca Osman Efendi'den ve 1300/1883'de Alâüddin Bey'den meşk etti. 1305/1888'de başlamak üzere onsekizyıl Reisü'l-hattâtîn Muhsinzâde Abdullah Bey'in hat derslerine devam ederek yazısını ilerletti ve icâzet aldı. İlk göreve Temyiz Mahkemesi kaleminde başlayan Nûri Efendi, Beşiktaş Mekteb-i Hâmidî'de ve Mısır Hidîvi, İsmâil Paşa'nın kızı Fatma Hanım'ın oğullarına sülüs, nesih dersleri verdi. 1893-1894'de Matbaa-i Âmire'nin Ser hattatlığını yaptı. 1326/1908'de Prenses Fatma Hanım ile Mısır'a oradan da Hicaz'a giderek hac fârizasını ifâ etti. Dönüşte bir buçuk yıl Kahire'de kalarak isteyenlere hat meşk etti. İstanbul'a döndüğünde Bab-ı Âli'de bir dükkan açarak kartvizit,kitap kapağı gibi matbaa işleri ve güzel levhalar yazdı. Medresetü'l-hattâtîn'de sülüs, nesih hocalığı yaptı. Cumhuriyetin ilanından sonra bu görevini Güzel San'atlar Akademisi'nde sürdürdü.

Nurî Efendi, tekke mûsikîsini ve âdâbını iyi bilir, icrâ ederdi. Yahyâ Efendi Dergâhı'nda kırk yıl zâkirlik, dört yıl da zâkirbaşılık yaptı.

XX. asrın hattatları arasında önemli bir yeri olan Nurî Efendi, dört mushaf, evrad, hilye ve dua mecmûaları yazmıştır. Bakırköy Kartaltepe Câmii kubbe yazısı, Kastamonu Şabân-ı Veli dergâhındaki yazıları celî sahasında başarılı eserlerindendir. Kazasker Mustafa İzzet Efendi ekolünün son temsilcilerinden olmasına rağmen eserlerinde Mustafa Râkım'ın tesirleri de görülür.

12 Eylül 1951(Zilhicce 1371) de Beşiktaş'da vefat eden Nûrî Efendi, Yahyâ Efendi Türbesi Kabristanı'na defin olundu. (1)

1.(İbnülemin, Son Hattatlar, s.246-249)
  Hattatlar anasayfasına dönmek için tıklayınız...