|
|
|
|
Bu yazının tamamını bilgisayarınıza
kaydetmek için tıklayınız
Bu yazıyı arkadaşınızın e-mail adresine gönderin!
|
|
|
|
|
|
Tahrîk
|
|
|
|
|
|
Tahrîk, “kalemi hareket ettirmek” demek ise de, diğer san’atlarda görülmeyen bir husûsiyet ve ehemmiyetli ve bir o kadar da çetin zorlukları vardır. En olgun bir san’atkâr bile, bütün ömrünce bununla güreşmekten kurtulamamıştır. Çünkü, yazarken elde faâliyete geçen kalem, yerine göre tam veya yarım, yâhut üçte iki veya üçte bir tavır ve hareketlere tâbi’ olmak zorundadır. Her birinde, yerine ve îcabına göre ağır, hızlı veya ikisi ortası, hafifçe veya bastırarak, düz, eğri, kırık, birden veya parça parça hareketlerle ine çıka, açıla büküle, kıvrıla dolana, yayıla toplana, bozula kapana yürürken kalem cereyânını, kalem hakkını, kalem takıntılarını harflerin tabîatlarına uygun olarak vermek sûretiyle âhenkli bir vahdet hâlinde gayeye ermekte ve böylece en küçük parçalardan noktalara, noktalardan düz hatlara, bunlardan kırık veya eğik satıhlara, donuk dikliklerden bir ifâde taşıyan gayet muntazam münhanilere kadar gidebilmektedir.
İşte, yazı estetiği tahrîk denilen böyle bir dokuma ile bünyeye işlenir ve işlenirken, mahsûlünün bir “fıtrat” karakteri göstermesi aranır. Bütün bu safhâlarda san’atkâr yardımcı vâsıtalardan ne kadar âzâde ve müstağni kalabilirse, yazı da o nispette fıtrî karakterini göstermeye imkân bulur. Bu nispette de kısmet kazanır.. Bu işlerde en ziyâde tesirli görünen âmil, el ve kalemin, tahrîk esnâsında yerine sarf olunacak sûrette rol almış bulunması ve bunun için de tahrîk’in baştan sona kadar muhâkemeli, kuvvetli ve isâbetli olmasıdır. İşte böyle bir tahrîk, başka san’atlarda görülmeyen öyle bir husûsiyettir ki, estetik yazının bel kemiği mevkiindedir.
|
|
|
|
|
|
|
Bir Önceki Konu: İbdâ
|
|
|
|
Bir Sonraki Konu: Ölçülü Olma
|
|
|
|
Makaleler Sayfasına Dönmek İçin Tıklayınız...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|