Kara Memi (7)


Muhibbi Divanı Hakkında


“Muhteşem şiir Sultan Bâkinin yanında Muhibbî nedir?” diye düşüp onun şairliğine dudak bükenler olabilir amma ya Süleyman sadece “Muhibbi” adıyla şair kalıp da idarî sultanlık Bakî’ye düşseydi, Muhteşem Kanunî’nin padişahlığı ile onun padişahlığı hiç mi hiç kıyas edilemezdi. O kadar Muhteşem Kılınc adamının kalemi bu kadar kullanabilmesi, buna dikkat, vakit ve emek harcayabilmiş olması da bir hârikadır. Eğer kendi ağzından bir başkası yazmadı ise, Sinanın tercümei hâlini veren beyitlerdeki şairlik, yüce mimarlığı yanında ne kadar silik ve sönük kalmaktadır. Muhibbi orta derecede bir divan şairidir. Kâh altını konuşturur, kâh hissini. Bu gizli ve mukaddes güreşi içinde yapıp, şiirinde başka şeyleri güreştirmesini beceremiyor. Ne çare, herşeyde büyük olmak, yaradana mahsus....


Behçet Kemal Çağlar


Kanunî Divanı


Zamanındaki şairlerle ve bilhassa Bakî gibi üstad şairlerle katiyyen ölçülemiyecek derecede orta bir şair olmakla beraber bazı şiirleri içinde bütün divan Edebiyatında olduğu gibi hakikaten güzel mısra ve beyitleri vardır. Başlı başına diğer şairlerle mukayeseye tahammül edemez. Esasen Osmanlı padişahları ve şehzâdeleri içinde kendi hayatını anlatması bakımından hakîkaten güzel mısra ve beyitleri vardır. Başlı başına diğer şairlerle mukayeseye tahammül edemez. Esasen Osmanlı padişahları ve şehzâdeleri içinde kendi hayatını anlaması bakımından hakîkaten orjinâliteye sahib Cem’le Sultan Selim istisna edilirse, diğer şairlerle mukayeseye tahammül edebilecek ve neticede ayakta duracak bir şair yoktur.

Kanunî’den en güzel beyit: Her okur yazarın virdidir. Bunda da şiir yok hikmet vardır. Hatta üstad hattâtlar bile bunu yazmışlardır. Tek mısra olarak veya ikincisini de almışlardır:


Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi


Abdülbâki Gölpınarlı
Sayfa 7 / 18


Üsluplar Ana Sayfasına Dönmek istiyorsanız tıklayınız...